Bu alan bildiğiniz üzere “GELENEKSEL TÜRK SANATLARI” olarak geçiyor. Kendimi sanatçı biri olarak ve dinimin yönlendirdiği sanat olarak Geleneksel Türk Sanatları alanında geliştirmek istedim.Normalde zaten çizim açısından bu yetenek bizde genetik. Dayım bir ressam,tabi meslek olarak yapmıyor evinde kendi çizip evinin duvarlarını süsleyecek şekilde manzara resimleri yapıyor. Erkek kardeşim de bende ona çekmişiz. Benimde resmim iyi ama erkek kardeşim gibi geliştirmediğim için kendimi onun gibi profesyonel değilim o şuan tam dozunda yani liseyi bu yıl bitirecek ve bi mimarlık şirketinde müdür olsam onu direk şirkete çizim alanında bir bölüme alırım. Kendisi bi hazırlık kursuna giderek başladı ortaokul sondayken. Benim karakalem çizimlerimi görüp başladı merakı. Sonra kursta kendini mükemmel bi şekilde geliştirdi. Bi karakalemle başlayan hikaye ardından resim defterleri, çizim defterleri,kuru boyaları,özel sulu boyaları,guaj boyaları diye gitti. O hikayesine öyle devam ederken ben lisede bu açıdan malesef sanatın bana bir şey katmayacağını yani dinen bu alanda işte suret resmî çizmenin uygun olmadığı konusunu öğrenince araştırdım ve ilk o zaman geleneksel Türk sanatlarına ilgim arttı. Yengemde hattatlık yapıyordu o zamanlar.Onun masasını görünce çok özenmiştim. Tamam dedim bu sanat benlik. Madem bir sanatkarım ve Rabbim beni böyle yaratmış bende Rabbimi zikrederek hattatlık yolundan gitmeliyim dedim. Tabi bu işler nasip işi. İlk olarak lise ikide İsmek kursuna başlamıştım hat ile yazmaya. Rika yazısını öğrendim. Tabi okul dersleriden dolayı devam edemedim. Liseden sonraya üniversite zamanlarıma veya daha sonrasına bırakma kararı aldım. Çünkü sadece bu alanın üzerinde yoğunlaşmak gerekiyordu. Günlük zamanımın çoğunu bu dersler için harcamalıydım. Üniversite sınavlarına odaklanmam gerektiği için sonraya bıraktım. Açıktan okumaya başlayınca sülüs hat yazısınada başladım. Ama onuda bitiremedim çünkü pandemi dönemine denk geldi öylede nasip olmadı. Sonra hastalığım ortaya çıktı bi daha da gidemedim zaten. Tek başıma öğrenebileceğim bir alan değil malesef. Ama tabi ben unutmayayım diye kendimce yazıyorum bakarak. İlerde inşallah tam kursuna gitmek nasipse para verip gitmeliyim özel olarak hocasına.
Süpriz olsun dediğim sanat ise Ebru idi. Bi set almaktı ilk olarak yapmam gereken. Sonra yapılışını iyice araştırıp öğrendim. Youtubeden çokça video izledim. Kolay bi sanat ama onunda zor yanı varmış. Hatta kamış kullanmak sıkıntı çünkü özel bi neşter ile kamışın ucunu açmak gerek ve bu işte ustanın işi genelde. Bende divit ile yazıyorum mecburen ilk hocam açmıştı lise ikide ilken yazdığımda. Pandemide uzaktan eğiti vermişlerdi ama hoca yazımımı görmediği için nerede hata yaptığımı kameradan iyi görmüyordu bu yüzden öylede devam edemedim tabi birde kamışın ucunu açamadığım için. Ebru’da ise meğer suyun kıvamını tutturmak zormuş. Aldığım Ebru setinde suyu doğru kullanmadığım için istediğim şekilde çiçekleri elde edemedim ama genel Ebru çeşitlerini yapabildim. Gelgit Ebru mesela basit bir Ebru çeşidi. Çiçeklerden lale ve Gül yapmak istedim ama olmadı çünkü kıvamı tutturamadım. Yaptığım ebrular ile de hediyelik ayraçlar ve tablolar yaptım. Tablolar dediğim ise aslında mukatta sanatı oluyormuş. Bunu sonradan öğrendim ben tabi. Videosu karşıma sonradan çıktı. Ben kesip ortasına koyup ebrunun resmini çekiyordum. Tabi mukatta sanatında şöyle oluyor ebrunun ortasını kesip hat yazısının çevresine yapıştırıyorlar. Etrafınıda altın boyası ile boyuyorlar. Ve çok güzel oluyor ben yazıyı direk sayfanın üzerine koyuyorum öyle de güzel oluyor. Ahşap bi tepsinin içine yerleştirip çerçeve gibi kullandım hem tepsi olarak kullanıyorum hem de çerçeve olarak kullandım. Yine bi tane Ebru çeşidi var mesela bülbül yuvası;birkaç tane spiral yapıyoruz damlattığımız boyaların üstüne biz adını verdiğimiz demir çubuk ile daire yapıyoruz onu denediğimde başardım biraz. Onun dışında ilk Ebru olan Battal Ebru var oda basit; ebrunun temeli oluyor sadece renkleri damlatarak yani sıçratma yaparak oluşuyor. İstediğimiz renkleri seçip fırçayı parmağımıza vurarak sıçratıyoruz. Yapmamız gereken sadece bu. Gelgit ebrusunuda yaptım oda basit biz adını verdiğimiz demir çubuk ile Battal ebrusu yaptıktan sonra ileri geri biz ile çizik atıyoruz ve gelgitler oluşturuyoruz. Üstüste iki Ebru yaparsak mesela çift Ebru olur bunun gibi bir çok Ebru çeşidi var.
Araştırmalarım sonucunda şunlarında öğrendim ve çok etkilendim. Hat sanatında nasıl kamış özel olarak üretiliyor aynı ebrununda fırçasının ana malzemesi yani dalı ve kılı ayrı olarak üretiliyor. Dalı Gül dalından kılı ise at kuyruğu kılından yapılıyormuş. Bu fırçalar sayesinde boyayı suya sıçratıyoruz.
Onun dışında instegramdan takip etttiğim bi ebruzen çiçeklerin manasını anlatıyordu.
Lale: Allahın yani Rabbimizin sembolü imiş. Allah lafsı da lale kelimeside aynı harflerden yazılmakta. Ve lalenin tek bir soğandan bir çiçek oluşması Rabbimizin tek oluşunu simgeliyormuş.
Gül ise: Peygamberimizi simgeliyor. Onun her bir yaprağını sabırla suya işlerken peygamberimizin sabrını simgelemekteymiş. Ve diğer bir çok çiçeğin de manaları var. Böyle işte onlarıda size bırakıyorum araştırmasını. Ve şunu araştırmanızı isterim. Ebrunun psikolojideki yararlarını. İsterim çünkü bi psikolog ebruzenin sayfası ile karşılaştım. Ebrunun su ile yaptığı renk cümbüşü insan psikolojisinde çok yararları olduğundan bahşediyor. Kendiside terapilerini hastaları ile Ebru yaparak gerçekleştiriyormuş. Açıkçası bunu öğrendiğimde gerçekten çok şaşırdım ama sonra aklıma şu geldi. Bilirsiniz suya dua okuyup üflediğimizde Allah’ın izni ile o su şifa olur. Suyun yapısı değişir. Hatta tadındanda anlaşılır. Rabbimiz suyu öyle yaratmış. Suyun enerjisi çok farklı birşey bu açıdan. Bundan dolayı su ile yapılan bu sanatta insan psikolojisine iyi gelmiş olması gayet normal.
Bu şekilde,araştırdığınızda öğrenmiş olursunuz zaten. Son olarak yaptığım eserleride buraya bırakıyorum. Umarım beğenirsiniz.

heeey blogunu unutmaaa :)
YanıtlaSilDeep paylaşımlarıma normalde yorum takipçilerimden olurdu acaba yaptıklarım gözükmüyormu kimse yorum yapmamış tekrar nasıl görüntüleyebilirim
SilUnutmam tabiki sadece zaman ayırmak gerek
YanıtlaSilkumanda paneli, sonra yorumlar, bak orda tümü, moderasyon için bekliyor, yayınlananlar, spam, diyor, yorum varsa ordadır, ayrıca yorumlar blog mailimize de geliyor, bende gmaile yani :)
YanıtlaSilEvet oralara bakıyorum gmailede bakıyorum ben paylaştığımda paylaşımlarım mı gözükmüyor diye düşündüm ilk ama sen gördüysen herkes görmüştür dedim sonra
YanıtlaSil